Sigortacılıkta Tahkimin Niteliği

Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesine göre, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği (“Birlik”) nezdinde bir Sigorta Tahkim Komisyonu (“Komisyon”) kurulmuştur. Komisyonun amacı, başlangıçta, “sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü konusunda faaliyet göstermek” şeklinde belirlenmişti.

6327 sayılı Kanun değişikliği ile Komisyonun görev alanına giren uyuşmazlıklar arasına “hesaptan faydalanacak kişiler ile hesap arasında” ortaya çıkan uyuşmazlıklar da eklenmiştir. Bu bağlamda “hesap”, zorunlu sigortalarda sigortanın yaptırılmadığı, sorumlunun tespit edilemediği veya sigortacının iflas ettiği hallerde, zarar görenlerin zararının karşılanması için kurulmuş bir garanti fonu olan “Güvence Hesabı’nı” ifade etmektedir.

Sigortacılıkta tahkimde, tahkimin taraflarından birini (davacı tarafı) sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişi, diğer (davalı) tarafı ise riski üstlenen sigortacı veya Hesap (Hesabın teşkilatı içinde yer aldığı Birlik) oluşturacaktır. Ancak; Medeni Usul Hukukunda bilinen tahkimin aksine, sigortacılıkta tahkim, taraflar arasında yapılmış bir tahkim sözleşmesine (veya tahkim şartına) dayanmamaktadır. “Sigorta ettiren” veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişi”, Hesaba karşı her zaman sigortacılıkta tahkim yoluna başvurabilir. Bir sigortacıya karşı sigortacılıkta tahkim davası açılabilmesi için ise, sigortacının, “Sigorta Tahkim Sistemi”ne üye olmak istediğini Komisyona yazılı olarak bildirmiş olması gerekli ve yeterlidir.

Sigorta tahkim sistemi, hakemlerin seçilmesi bakımından da Medeni Usul Hukukunda bilinen tahkimden farklıdır. Sigortacılık tahkiminde hakemi veya hakem heyetini tahkimin tarafları ya da mahkeme seçmez; hakem veya hakemler, Komisyonun hakem listesine kayıtlı hakemler arasından, Komisyon tarafından seçilir.

Yine Medeni Usul Hukukunda bilinen tahkimden farklı olarak, sigortacılık tahkiminde taraflar, hakemlerin hakkaniyet ve nasafete göre karar vermelerini öngöremeyecekleri gibi, uygulayacakları usul kurallarını belirlemek konusunda da sözleşme serbestisine sahip değildirler. Hakemler, Sigortacılık Kanunu’nda belirlenen usule göre, bu kanunda hüküm hallerde ise usul kanunda düzenlenen tahkime hakkındaki genel hükümlere göre yargılama yaparlar.

Sigortacılıkta tahkim, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca kurulan Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin faaliyeti gibi, belirli bir alandaki uyuşmazlıkların hızla çözülmesini, uyuşmazlığın tecrübe ve mali imkanlar bakımından güçsüz tarafında bulunan davacı tarafı kurmayı amaçlayan, kendine özgü bir uyuşmazlık çözüm yoludur.

Geri Bildirim gönder...

Yorum Yaz