Kadının Kocası Yararına Kefaleti

17 şubat1926 tarihli743 sayılı olup,1.1.2002 tarihine kadar yürürlükte kalan Türk Medeni kanununda kadının kocasına karşı korunması amaçlanmış ve 169.maddesi ile kadının kocası yararına kefaleti, teminat vermesi ve borçlanması hakimin iznine tabi kılınmıştır. Nitekim, anılan bu yasanın yürürlük süreci içinde, kadının kocasının yararına olan tasarrufları yönünden hakim izni aranmış ve yargı uyuşmazlıklarında, hakim izni olmayan bu gibi tasarrufların hukuken geçersiz olduğuna hükmedilmektedir. Yargıtay 19. H. D.’nin 5.6.1998 T. 98/ 3014-3937 sayılı olup, Yargıtay’ın yerleşik görünüşü aksettirilen emsal niteliğindeki kararında, (kredi sözleşmesi kocası lehine müteselsil kefil olarak imza atan kadının, M. K. 169. Maddesine göre hakim izni alınmadan yaptığı bu tasarruf, eşler arasındaki mal rejimi de gözetilmeksizin geçersiz olup, iyi niyet kuralları ile de savunulamaz) ifadesi ile kamu düzenini ilgilendiren, yasanın amir hükmü olarak, hakimin resen gözetmesi gerektiği kabul edilmiştir. Nevarki, Yargıtay bu hükmün kapsamını geniş yorumlamamış, kocanın sahip olduğu bir şirkete kadın tarafından verilen kefalet ve teminatın, şirketin ayrı bir hükmi şahsiyet olması ve koca yararına verilmiş sayılamayacağı nedeniyle hakim iznine tabi olmayacağına hükmetmiştir.

22.11.2001 tarihinde kabul edilen ve 1.1.2002 tarihinde geçerli olup, önceki 743 sayılı Türk Medeni kanununu ilga eden 4721 sayılı Medeni Kanununda, kadının yararına ve eşitlik ilkelerine uygun hükümler tesisine özen gösterilmiş ve eski kanundaki 169. Madde benzeri bir hüküm yer almamıştır. Yeni Medeni Kanunun 193. Maddesi, (Kanunda aksine hüküm bulunamadıkça eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir.) şeklindeki bu hükmün aksine yasada kısıtlayıcı hüküm yer almadığından, yasal yeni düzenlemede, kadının kocasıyla her türlü tasarrufunu serbestçe yapabileceği kabul edilmektedir. Bu durumda, 1.1.2002 tarihinden önce yapılmış olan tasarruflar için, Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 4722 Sayılı Kanunun 1/2 maddesine göre, tasarrufun yapıldığı tarih itibari ile yürürlükte bulunan yeni Türk Medeni Kanunu’na göre sorunun çözümü gerekmektedir. Daha somut bir anlatımla, kadının kocası yararına yaptığı tasarrufun 1.1.2002 tarihinden sonra yapılmış olması halinde yeni Medeni Kanun hükmü geçerli olacağından hakim izni gerekmeksizin tasarrufun hukuken geçerli sayılacağı, kadının kocası yararına tasarrufunun 1.1.2002 tarihinden önce yapılmış olması halinde, eski Medeni Kanununun geçerliği döneminde bulunmakla hakim izni gerekmekte ve hakim izni alınmadan yapılmış tasarruflar hukuken geçersiz sayılmaktadır.

Bu durumda, kadının kocası yararına yaptığı tasarrufun tarihi gözetilerek, Türk Medeni kanunun yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 4722 sayılı kanunun 1/2 maddesi hükmü gözetilerek, hukuken geçerlik koşulları yönünden hangi kanuna tabi olacağının saptanması gerekir.

Kadının Kocası Yararına Kefaleti

Geri Bildirim gönder...

Yorum Yaz