InCity Subat 2016

Aylık yaşam dergisi: InCity Şubat  2016 sayısında Av.Ceren Zorlu Çabukoğlu ile yapılan bir röportaj yayınlandı.

Av.Ceren Zorlu Çabukoğlu, röportajda “Minik Bedenime Dokunmayın” konusunda görüşlerini anlattı. .

Aylık yaşam dergisi: InCity Şubat 2016 sayısında yayınlanan Av.Ceren Zorlu Çabukoğlu ile yapılan röportaj:

 

“MİNİK BEDENİME DOKUNMAYIN..!”
Hakim sordu… “Anlat” dedi. “Nasıl oldu?”
Küçük kız, biraz ürkek biraz da korkak. Benim koluma tutunarak… Her cümlesinden sonra yanlış bir şey söyleme korkusuyla gözlerimin içine bakarak… “Amcam, geceleri korkmayayım diye yanıma geldiğinde… Bana kötü şeyler yapıyordu.”
Gerisi burada okuduğunuzda canınızı acıtacak türden. Gerçek bir hikaye. Hatta belki çok yakınınızda yaşanan bir gerçeklik. Bu gerçek o kadar yakınımızda ki; Türkiye’deki her 10 çocuktan 4’ü cinsel istismara uğruyor. Bu cinsel istismarların çoğu saklanıyor ve çok azı adli mercilere iletiliyor.
Cinsel istismar suçu, bir yetişkinin çocuğa karşı her türlü cinsel hareketini kapsar. Cinsel istismar, sadece çocukla cinsel ilişkiye girmek değildir. Çocuğu soyunurken gözlemlemek, bunu kaydetmek, öpmek, cinsel içerikli söz söylemek, cinsel organına dokunmak, yetişkinin kendi cinsel organına dokunmasını istemesi, yetişkin cinsel eylemlerinin seyrettirilmesi, kucaklanması… v.b. hatta normal gibi gelen bir çok yetişkin davranışı, cinsel istismar kapsamına girmektedir. Cinsel istismar suçunun faili ise genelde çocuğun güvendiği ve sevdiği kişi olmakla; çocuk, çoğunlukla güvendiği kişiler tarafından kandırılarak ve sonrasında da kimseye söylememesi için tehdit edilerek istismar edilmektedir. Bu sebeple istismara uğrayan çocukların çoğunluğu susmakta; çok azının ailesi tarafından çocuğun istismara uğradığı fark edilmektedir.
Türkiye’de istismara uğrayan çocuklar, olayı anlatmaya karar verseler dahi; öncelikle yaşadıklarını, anlattıkları kişilere inandırmak zorunda kalmaktadırlar. İstismarcı, eğer aileden biri ise; çocuğun işi zorlaşmakta, çoğu zaman da bu yaşadıklarından/anlattıklarından dolayı çocuk suçlanmaktadır. Yaşadığım dava tecrübelerimden gözlemlediğim kadarı ile; çocuğun babasına cinsel istismar eylemi –baba, katil olur korkusu ile- hiç anlatılmamaktadır.
Çocuk, suç duyurusunda bulunmaya karar verdiğinde; adli merciler önünde de kendini ispatlamak zorundadır. Yaşadıklarını defalarca –karakolda, savcılıkta, mahkeme nezdinde, adli tıp kurumunda, pedagog görüşmesinde- anlatmakta ve olayı tekrar tekrar yaşamaktadır. Bu sebeple; çocuğun yanında annesi, babası veya diğer yakınlarının olması, ona güç vermesi ve en önemlisi ona inanması çok önemli. Çocuğu sindirerek, olayı gizlemesini sağlamak; çocuğa yaşatılabilecek en kötü durum. Çünkü istismara uğrayan çocuklarda yaşanan travmalar, sessiz kaldıkça artmakta ve intihara kadar varabilmektedir. İstismarcı ise çoğunlukla ya aynı çocuk üzerinde ya da başka çocuklar üzerinde istismar eylemini gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Cinsel İstismar suçu, geride şahit bırakmayan, mağduru bile suçu gizlemeye yönlendiren tek suçtur. Bundan dolayı çocuklar, çoğunlukla yaşadıklarını gizleme eğilimi gösterirler. İstismara uğrayan çocuklar, bulundukları durumu kelimelerle anlatamayınca beden diline başvururlar. Bu sebeple; çocuğunuzun istismara uğradığı yönünde en ufak bir şüpheniz oluşursa mutlaka peşinden gidin. Çocuğunuzu sorgulamadan, ona destek olun. Mutlaka bir uzmana danışarak durumu araştırın. Çocuğunuzu yalnız bırakmayın. İstismarcının kimliğini tespit ettikten sonra ise; -çocuğunuza profesyonel destek sağlayarak- en yakın karakola ya da savcılığa suç duyurunda bulunun. Çocuğunuzun istismara uğradığına dair raporu veya herhangi bir delili varsa mutlaka deliller yok olmadan adli mercilere ulaştırın.
İstismar, benim çocuğumun başına gelmez demeyin. Çocuğunuzun bedenine kimseyi dokundurmama hakkı olduğunu ona bebeklikten itibaren aşılayın. Çocuğunuzun cinsel organını keşfetmesi ile birlikte; ona cinsel eğitimi vermeyi ihmal etmeyin. Çocuğunuzun sizinle her şeyi konuşabilmesini, ona her konuda güvendiğinizi hissetmesini sağlayın. Ona hep inanın ve yanında olun.
Davasını üstlendiğim küçük kızın amcası, kendi öz yeğenine cinsel istismardan mahkum oldu. Bu dava süresince, çocuğun yanında, çocuğa inanan sadece annesi ve ben vardık. Kendi öz babası, babasının ailesi ve akrabalarının bir çoğu, çocuğu hep yalancılıkla suçladılar. Dava boyunca anneyi ve küçük kızı davalarından vazgeçmeleri için telefonla taciz ve tehdit ettiler. Küçük kızı istismar eden amca 12 yıl ceza aldı. Kız şu an yaşama tekrardan tutunmaya ve yaşadıklarını atlatmaya çalışıyor. Babası, kızıyla hala konuşmuyor…

Geri Bildirim gönder...

Yorum Yaz