InCity Aralık 2015

Aylık yaşam dergisi: InCity Aralık 2015 sayısında Av.Ceren Zorlu Çabukoğlu ile yapılan bir röportaj yayınlandı.

Av.Ceren Zorlu Çabukoğlu, röportajda avukatlık mesleğinin sosyal ve ev yaşantılarına etkilerini, müvekkil-avukat ilişkilerinin inceliklerini ve mesleğin özelliklerini anlattı.

Aylık yaşam dergisi: InCity Aralık 2015 sayısında yayınlanan Av.Ceren Zorlu Çabukoğlu ile yapılan röportaj:

– Öncelikle sizi ve eşinizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ben Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Adli stajımın bir kısmını İstanbul’da bir kısmını da Antalya’da tamamladıktan sonra şu an eşim ile birlikte çalıştığımız büroyu açtık. Münir, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Uzunca bir süre İzmir’de avukatlık yaptıktan sonra Antalya Barosu’na nakil geldi ve birlikte çalışmaya başladık. Cemre adında bir de kızımız var.

– Bu mesleğe adım atmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

Benim hayalim küçüklüğümden beri avukat olmaktı zaten. Millet, şarkıcı, topçu olmak isterken ben kafayı avukatlıkla bozmuştum. Okul yıllarımda biraz asi ve kafasının dikine giden bir çocuktum. Belki de sebebi budur. Hakkımı savunmaya o yıllardan alışıktım. Münir’in aklına avukat olma fikri üniversiteden mezun olduktan sonra düştü. Aslında siyaset bilimi üzerine yüksek lisans yapıyor ve o dalda bir meslek edinmek istiyordu. O kararından sonradan caydı. Adaletin siyaset aşamasında değil de, yargılama aşamasında yer aldı. İyi ki de avukat olmuş. Kişiliği avukatlık mesleğine çok uygun.

– Eşinizle meslektaş olmak ve aynı büroyu paylaşmak nasıl bir duygu? Avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Sistemi oturttuktan, ev ve işyeri dengesini kurduktan sonra insanın eşi ile birlikte çalışması çok güzel bir şey. Öncelikle birbirimizi çok iyi anlıyoruz. Birbirimizin ne düşündüğünü, olaylara bakış açısının ne olacağını önceden bildiğimiz için işler çok daha kolay ve hızlı yürüyor. Birbirimize en iyi destek yine birbirimiziz. Meslek hayatımızın ilk yıllarında karşılaştığımız güçlüklere beraber göğüs gerdik. Bazı şeyleri aşmak çok daha kolay oldu. Avukatlık mesleğinde, hele de kendi büronu açmışsan, pişmek için bir çok sıkıntı ile karşılaşman farzdır. Birbirimizin eksik yönlerini tamamlıyoruz. En önemlisi birbirimize çok güveniyoruz. Güven olmadan ortaklık yürütmek çok zor. Tabi; beraber çalışmanın dezavantajları da var. İlk yıllarda hem evliliğe alışma süreci hem de yeni bir iş kurma ve hayata tutunma çabası bizleri yoruyordu. İkimizde aynı yerlerde aynı mücadeleleri verdiğimiz için yine döngüde deşarj olmak güçleşiyordu. Artık sistemi oturtup, tecrübelendiğimiz ve birbirimizin ne istediğini çok iyi bildiğimiz için zorlu süreci aştık.

– İnsanlar genelde sıkıntılı olduğu dönemlerde sizlere gelir ve yol göstermenizi, yardımcı olmanızı talep eder. Tıpkı doktorlar gibi. Sizlerden yardım talep eden insanların kimi zaman hüzünlü hikayelerine kapıldığınız oluyor mu? Özetlemek gerekirse avukat ve müvekkili arasındaki duygu etkileşimi nasıl ve ne kadar olur?

Mesleğin ilk başında insanların hayat hikayelerine kapılmamak elde değil. İnsanlar gerçekten zor hayatlar yaşıyorlar. Yaşam mücadeleleri veriyorlar ve siz onların adına onların haklarını savunuyorsunuz. Size güveniyorlar, umut ediyorlar. Kiminin parası, kiminin özgürlüğü, kiminin evliliği, çocuğunun velayeti… Çok ağır bir yük ve elbette ki etkilenmemek imkansız fakat kişilere yardımcı olabilmek ve onların haklarını savunabilmek için güçlü durmak ve olaylara çerçevenin dışından, kanunun maddeleri arasından bakabilmek lazım. İnsanlara en baştan dürüst ve adil yaklaşarak; karşılaşacağı süreci anlatabilirseniz ve onlar için elinizden geleni yapacağınızı onlara hissettirirseniz ancak gerçekten iyi bir avukat olabilirsiniz ve müvekkilinizi memnun edebilirsiniz. Müvekkil ve avukatın karşılıklı olarak birbirine güvenmesi ve şeffaf olması en önemlisi.

– Daha çok hangi davalar ile kapınız çalınıyor?

Aslında bizim hiçbir zaman belirli bir alandaki davalara bakma gibi bir seçimimiz olmadı. Münir ve benim uzmanlık alanlarımızın farklı olması, alan konusunda bize özgürlük sağladı. Her davaya bakıyoruz. Her çeşit davamız mevcut ama Antalya’daki çevremiz ve danışmanlık hizmeti sunduğumuz şirketlerin inşaat şirketi ağırlıklı olması dolayısı ile sözleşmeler hukuku, gayrimenkul hukuku ve İnşaat hukuku alanında daha yoğun çalışıyoruz.

– Zorlu davalar ev yaşantınızdaki sohbetlere de konu oluyor mu? Genel tabir ile eve iş getirir misiniz?

Aslında prensipte eve iş getirmeme kararı aldık ama bazen dayanamayıp evde iş konuştuğumuz oluyor. İş sohbetine kapıldığımızı ilk hangimiz fark ederse diğerini susturuyor. Aksi halde sürekli iş konuşan iki avukat olarak çok sıkıcı bir çift olmamız kaçınılmaz.

– Önümüzdeki ay dergimizin değerli yazarları arasına katılacaksınız. Bununla ilgili bir şeyler söylemek ister misiniz?

Öncelikle derginizde bana yer ayırmanız ve ekibinizde bana da yer vermeniz beni çok gururlandırdı. Çok geniş bir kitleye hitap eden, dinamik, eğlenceli, kendini sürekli yenileyen ve Antalya’mızı en iyi şekilde yansıtan dergi olan İn City dergisinde yazı yazmak beni çok heveslendiren ve heyecanlandıran bir iş. Yazılarımın, düşüncelerimin, anlatmak istediklerimin geniş kitlelere ulaşması düşüncesi bana mutluluk veriyor. Buna aracı olduğunuz için güzel, içten ve sevgi dolu ekibinize çok teşekkür ederim.

Geri Bildirim gönder...

Yorum Yaz