Antalya Borçlar Hukuku

Antalya Borçlar Hukuku

Bir kişi ya da kurumun sorumlu olduğu veya yapmayı taahhüt ettiği şeye borç denmektedir. Maddi olarak karşılığı bulunan herşey borcun konusunu oluşturabilir. Borçtan sorumlu olan kişiye borçlu denir. Borçlar hukuku ise; borçlu ile alacaklı arasındaki karşılıklı hak ve yükümlülükleri düzenler.

Borca dayalı olarak açılacak davalar ve yapılacak talepler Borçlar Hukuku ilkelerine göre sonuçlandırılır. Borçlar hukuku kuralları, alacaklının ve borçlunun nasıl davranması gerektiğini net bir şekilde gösterir. Borçlunun borcunu ödemek istemediği durumlarda devlet gücünün alacaklı lehine işlemesini sağlar.

Alacağın doğmasından başlayarak borcun ödenmesine kadarki tüm süreçte borçlar hukukunun temel prensiplerinin etkisi görülür. Borçlar hukukuna göre bir borç üç türlü oluşabilir:

miras-hukuk
ekip-calismasi

• Sözleşme: Borcu ortaya çıkaran temel işlemdir. Borçlar Kanunu başta olmak üzere çoğu hukuk disiplininde sözleşmelere ilişkin ayrıntılı düzenlemeler mevcuttur. Sözleşmelerim şekilleri, içerdikleri hükümler ve sonuçları farklılık göstermektedir. Sözleşmeden kaynaklanan alacaklara ilişkin açılacak olan davalar borçlar hukuku kapsamında çözümlenir. Nakliye sözleşmesi, kredi sözleşmesi, muhafaza sözleşmesi, satış sözleşmesi ya da kiralama sözleşmesi bazı sözleşme türleridir.
Borçlar hukuku kapsamında bir sözleşmenin dava konusu yapılabilmesi ve sonuç alınabilmesi için geçerli olması aranır. Sözleşmelerin geçerli olması ise özgür irade ile yapılmasına, kanuni şekillere uyulmasına, emredici kurallara aykırı olmamasına ve sözleşme konusunun yapılabilir olmasına bağlıdır. Örnek vermek gerekirse yazılı ve resmi şekilde yapılması gerekirken sözlü şekilde yapılan konut satışı sözleşmelerinde Borçlar Hukuku kapsamında talepler dile getirilemez.
• Haksız fiil: Borçlar hukukunda alacak doğuran diğer durum haksız fiildir. Bir kişinin kendi kusuru ile başkasına zarar vermesi haksız fiil olarak nitelendirilir. Haksız fiil sonunda diğer taraf zarara uğramış ise, bu zarar doğrultusunda bir borç doğmuş demektir. Bir kişi aracı ile ilerlerken komşusunun duvarına vurur ve yıkarsa, ona karşı haksız fiil işlemiş olur ve açmış olduğu zarar kadar borçlanır. Bir kişiye hakaret etmek, fiziksel şiddette bulunmak, bir kişiyi yaralamak, otomobilini çizmek gibi eylemler haksız fiil örnekleridir.
Haksız fiilden kaynaklanan alacakların tazminine ilişkin davalarda, alacaklı ne kadar zarara uğradığını, borçlunun kusurunu ve kusur ile zarar arasındaki bağlantıyı ispat etmelidir. Haksız fiilden kaynaklanan zararın tespitinde kişilerin kusur durumu oldukça etkilidir. Burada borçlar hukukunun özel durumlarından birisi olan “kusursuz sorumluluk ilkesi” karşımıza çıkar. Kanun bazı durumlarda kişilerin kusurları olmasa bile sorumlu olmalarını kabul eder. Örneğin lojistik firması sahibi, şoförünün sebep olduğu bir kazadan hiç kusuru bulunmasa dahi sorumludur.
• Sebepsiz zenginleşme: Aralarında hukuki ilişki bulunmamasına rağmen, iki kişinin malvarlıkları arasında bir tarafın lehine olacak şekilde geçişin olması sebepsiz zenginleşme olarak ifade edilir. Dayanağı olmamasına rağmen bir tarafın malvarlığında eksilme görülürken, diğer tarafın malvarlığında artış görülmektedir. Bu durumda malvarlığında haksız bir şekilde azalma görülen kişi Borçlar Hukuku kapsamında zararlarının tazmin edilmesini isteyebilir. Zenginleşen kişinin iade sorumluluğu Borçlar Kanunu kapsamında belirlenir. Bu durumu zenginleşen kişinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olup olmamasına bakılır.
Hesap numarasının yanlış yazılması sebebiyle bir kişinin hesabına para aktarılması, klasik bir sebepsiz zenginleşmedir. Hesap sahibi bunun farkında olmadan parayı harcarsa, ancak harcamadığı kısmını iade etmekle yükümlüdür. Kanun onun iyiniyetini korumaktadır. Ancak yanlışlığı bilmesine rağmen parayı harcarsa, tamamını iade etmelidir.

Antalya Borçlar Hukuku Davaları

Sözleşme, hâksiz fiil veya sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan borçların normal bir şekilde son ermesi borcun ödenmesi ile gerçekleşir. Borçlu tarafından borcun ödenmediği durumlarda devlet gücünden yararlanmak için dava açılması zorunludur. Hayatın her alanında sözleşme, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme görüleceğinden borçlar hukuku davaları oldukça çeşitlidir. Borçlar Hukuku ilkeleri kapsamında görülen belli başlı davalar şöyledir:
• Sözleşmelerden kaynaklanan alacağın tespiti ve tahsili davası
• Kira sözleşmesine uymayan kiracının tahliyesi davası
• Ölüm ve yaralamadan kaynaklanan tazminat davaları
• Kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacak davaları
• Takas, bağışlama ve ödünç sözleşmelerinden kaynaklanan davalar
• Marka veya patent hakkından kaynaklanan alacak davaları
• Taşınmaz mallara ipotek ya da rehin gibi tedbirleri konulması
• Mallara koyulan tedbir kararlarının kaldırılması
• Kat Mülkiyetinden kaynaklanan alacaklar ve haklar
• Sigorta sözleşmesine dayanan değer kaybı davaları

ceza davaları
wooden gavel and books on wooden table,on brown background

Davalarda Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Zamanaşımı

Borçlar hukuku, birçok dava çeşidini barındırmaktadır. Her dava çeşidinin dayandığı hukuki ilişki farklıdır. Borcun kaynağına, miktarına, davanın taraflarına ve bazı özel durumlara göre görevli ve yetkili mahkeme değişmektedir.

Asliye Hukuk Mahkemesi ile Sulh Hukuk Mahkemesi Borçlar hukuku davalarının görüldüğü temel mahkemelerdir.
Borçlar hukuku davalarında dikkat edilmesi gereken birçok ayrıntı mevcuttur.

Davanın açılma zamanı, açılacağı mahkeme, dava masraflarının ödenmesi, davanın takibi, yazılacak dilekçe, gösterilecek delil gibi hususlar hukuki desteği gerekli kılmaktadır. Hak kaybına uğramamak için lütfen iletişime geçiniz.

BAKTIĞIMIZ DİĞER DAVALAR